Dünya08/11/2018 18:32

Öcalan eylemi yasaklandı, KCDK-E ‘keyfi’ ve ‘siyasi’ dedi

Avrupa Kürt Demokratik Toplum Kongresi (KCDK-E) Eş Başkanlık Divanı’ndan yapılan açıklamaya göre Fransız makamları, 6 Kasım’da Strasburg`da CPT, AHİM ve Avrupa Konseyi’nin önünde başlatılan izinli eylemi, Çarşamba günü sat 17.00 itibariyle yasakladı. Açıkalamada eylemin “keyfi ve siyasi KHK kararı ile yasaklandığı” belirtildi.

KCDK-E’nin ANF’ye gönderdiği açıklamada yasak kararının 27 Ekim’de İstanbul’da Türk, Fransız, Alman ve Rus yöneticiler arasında yapılan zirveden bağımsız olmadığına dikkat çekildi.

“KOMPLOYA VE TECRİTE KARŞI DEMOKRATİK DİRENİŞİ YÜKSELTELİM”

Kürtlere yönelik saldırıların Türk devletinin çeteci grupları koruma stratejisine hizmet ettiği vurgulanan açıklamada, batılı devletlerin takdirle karşıladığı çetelere karşı mücadeleden sonra şimdi ise, Kürtlere yönelik işgal ve yasak politikalarına destek verilmesi eleştirildi.

“Komploya ve tecrite karşı demokratik direnişi yükseltelim” başlığıyla yayınlanan açıklamada şöyle denildi: “Türk devleti, desteklediği ve finanse ettiği DAİŞ ve EL NUSRA gibi cihatçı gruplar üzerinden Şengal, GüneyKürdistan ve Kobane’de soykırım ve katliam politikalarıyla sonuç almak için tüm kirli yöntemlerle Kürdistan halklarına ve Kürt özgürlük mücadelesine saldırdı. Başta kadınlar olmak üzere Kürt özgürlük güçlerinin destansı direnişi ile insanlık düşmanı DAİŞ çeteleri mağlup edilerek diktatör Erdoğan yenilgiye uğratıldı.”

“SESSİZLİKLERİYLE KİRLİ POLİTİKALARA ONAY VE DESTEK VERDİLER”

KCDK-E, Kürdistan’da sürdürülen özgürlük mücadelesiyle sadece Kürdistan değil tüm dünyada insanlığının onurunun savunulduğu ve Batılı ülkelerde olası DAİŞ katliamlarının önlendiğini belirtti.

Açıklamada, buna karşın işgalci Türk devletinin saldırılarına sessiz kalınarak, onay ve destek verdildiği eleştirisine yer verildi.

Açıklamada devamla şöyle denildi: “Barbar çetelere karşı verilen bu insanlık mücadelesi sayesinde DAİŞ gibi çetelerin Paris, Berlin ve diğer ülkelerde gerçekleştirdikleri insanlık düşmanı terör eylemlerinin önü de kesildi. DAİŞ’e karşı yürütülen bu onurlu mücadele başta ABD olmak üzere tüm dünya devletleri tarafından da taktirle karşılanmıştır.

Ancak sömürgeci Türk devleti Efrin’e saldırarak katliam ve işgal yaparken tüm bu ülkeler ve uluslararası kurumlar sessizlikleri ile bu kirli politikalara onay ve destek verdiler. Bununla yetinmeyerek şimdi de bu politikaları daha da derinleştirmektedirler.”

ÖCALAN’IN DÜŞÜNCELERİ İLERİCİ İNSANLIĞA UMUT OLDU

Öcalan’a yönelik 15 Şubat uluslararası komplosunun sonucu olarak ABD ve diğer egemen güçlerin bugünkü tecrit sistemini inşa ettiklerini ifade eden KCDK-E, Öcalan’ın düşüncelerinin bugün halklara ve ilerici insanlığa umut olduğu önemle vurguladı.

Açıklamada, komplo ve sonrasında halklar için umut olan sürecin komplocu güçleri korkuttuğu belirtilirken, buna ilişkin şu tespitlere yer verildi: “20 yıl önce başını ABD`nin çektiği uluslararası eğemen güçler bir komployla Kürt Halk Önderi Reber Apo`yu esir aldılar. İmralı tecrit sistemini bu güçler inşa ettiler. Bu komployla Kürt Özgürlük Hareketini ve Ortadoğu’daki demokrasi güçlerini tasfiye etmekti. Başta Reber Apo’nun, halkımızın ve dostlarımızın direnişi bu politikaları boşa çıkarmıştır.

Önder Apo’nun Demokratik Ulus Paradigması Rojava’da pratikleşerek, hayat bularak bölgede yaşayan Kürtler, Araplar, Türkmenler, Çerkesler, Aleviler, Ezidiler, Müslümanlar ve Hristiyanların özgür ve eşit ortak yaşamını inşa etti. Reber Apo’nun düşünceleri tüm halkların ve dünya ilerici insanlığının umudu olurken, komplocu güçleri ve bölge gericilerini korkuttu. Çünkü egemenler sorunların çözümünü değil savaş ve düşmanlık üzerinden kendi çıkarlarını ve egemenliklerini sürdürmeyi, halkların katliamı üzerinde yürütüyorlar.

Türkiye ve Ortadoğu’nun demokratikleşmesi tüm kimlik ve inançların özgür ve eşit olarak birlikte yaşaması, kadın özgürlüğünün esas alındığı farklıkların ortak yaşamın mimari Reber Apo ve Kürt özgürlük hareketine borçludur.”

FRANSA’NIN YASAĞI VE ABD’NİN KARARI İSTANBUL ZİRVESİYLE BAĞLANTILI

KCDK-E, Öcalan’a yönelik ağır tecriti kırmak ve kendisinden haber alınabilmesi için düzenlenen bir eyleme getirilen yasak ile ABD’nin Kürt hareketinin öncü kadrolarının başına ‘ödül’ koyma kararı arasında bağlantı kurdu.

Açıklamada ayrıca bu kararların tümünün İstanbul’da gerçekleştirilen Almanya, Rusya, Fransa ve Türkiye dörtlü zirvesinde alındığı ve tüm bunların ‘komplonun devamı ve güncellenmiş hali’ olduğu belirtildi.

Açıklamada, Fransa’nın Strasbourg’daki barışçıl eylemi yasaklaması ve ABD’nin kararına ilişkin şunlar ifade edildi:

“20 yıldır ağır tecrit altında bulunan, 7 yıldır avukatları ile görüştürülmeyen ve son 3 yıldır da kendisinden hiçbir biçimde haber alınamayan Reber Apo’nun özgürlüğü için 6 Kasım’da Strasburg`da CPT, AHİM ve Avrupa Konseyi’nin önünde başlatılan izinli eylemimiz, dün saat 17.00’de Fransa’nın keyfi ve siyasi KHK kararı ile yasaklanmıştır.

Biz biliyoruz ki, bu karar sadece Fransa’nın kararı değildir. İstanbul’da yapılan Macron, Merkel, Putin ve Erdoğan’ın katıldığı dörtlü zirve ve ABD’nin Kürt Özgürlük Hareketi’nin öncülerinden olan Sayın Cemil Bayık, Murat Karayılan ve Duran Kalkan hakkında aldığı karar, 20 yıl önceki başlatılan komplonun devamı ve güncellenmiş halidir. Bu politikalar Türk devletinin Kürdistan’da halkımıza yönelik soykırım ve işgal politikalarına onay, destek vermenin ötesinde ortaklaşmaktır. Bu politikalar DAİŞ gibi çetelerin güçlenmesine olanak ve imkan vermektedir.

ÖCALAN’I SAHİPLENME VE ABD’Yİ PROTESTO EYLEMLERİ

KCDK-E; Öcalan’ın özgürlüğü için eylemlerin Avrupa’nın her alanında devam edeceğinin altını çizerek, ABD’nin kararına karşı da bu ülkenin konsoloslukları önünde eylemler düzenleneceğini duyurdu.

Açıklama şu çağrıyla son buldu:

“Başta Kürt halkı olmak üzere tüm ilerici insanlık direnişi ile bu kirli siyaseti boşa çıkaracaktır.

KCDK- E olarak Fransa’nın bu yasak kararına ve ABD`nin hiçbir dayanağı olmayan 3 Kürt siyasetçiye yönelik aldığı kararı protesto etme ve Reber Apo’nun özgürlüğü için Navendlerimizin olduğu tüm ülke ve şehirlerde ABD konsoloslukları önünde eylemlerimizi sürdüreceğiz.

Yine tüm kurumlarımız ve dostlarımız kamuoyunu bilgilendirmek ve kamuoyunun desteğini alarak bu kirli politikalara karşı kamuoyu basıncı oluşturmalıyız.

KCDK-E yarından itibaren tüm ülkelerde haftada 3 gün olmak üzere ABD konsoloslukları önünde yapacağımız eylemlere ve bu Cumartesi tüm eyaletlerde yapılacak etkinliklere halkımızı ve dostlarımızı katılmaya çağırıyoruz.”

To Top