Dünya15/03/2019 10:02

Piroğlu Strasbourg’da konuştu: Direnişin sesine ses verelim

Fransa’nın Strasbourg şehrinde 88’inci gününü geride bırakan tecride karşı süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemini, aralarında HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu ile Devrimci Parti-Avrupa sözcüsü Hüseyin Ataş’ın da aralarında olduğu bir heyet ziyaret etti. Heyet, eylemcilerden Avrupa Demokratik Kürt Toplum Kongresi (KCDK-E) Eşbaşkanı Yüksel Koç tarafından ağırlandı.

‘TECRİTLE BİRLİKTE SAVAŞ POLİTİKALARI ÖNE ÇIKTI’

Ziyaret sırasında ANF’ye konuşan Musa Piroğlu, Leyla Güven’in öncülüğünde başlayan ve cezaevlerindeki binlerce tutsağın da katıldığı açlık grevi direnişinin Türkiye’deki demokrasi, barış ve özgürlük mücadelesinin dile getirilmesi olduğunu vurguladı. İmralı sisteminin devletin yıllardır sürdürdüğü baskı politikalarının ‘kristalize olduğu yer’ olduğunun dile getiren Piroğlu, tecritle birlikte savaş politikalarının da öne çıktığının altını çizdi.

‘EKONOMİK KRİZ SAVAŞ POLİTİKALARINDAN KAYNAKLANIYOR’

Erdoğan’ın biber-domates fiyatlarına ilişkin bir konuşmasında ‘bir merminin kaç para olduğunu biliyor musunuz?’ şeklindeki sözlerini hatırlatan Musa Piroğlu, Erdoğan’ın Türkiye’deki ekonomik krizin önemli oranda savaş politikalarından kaynaklandığını itiraf ettiğini kaydetti.

Emekçilerin hakkının savaşa aktarıldığını söyleyen Piroğlu, savaşın sadece ekonomik değil insani bir yıkıma yol açtığına dikkati çekti.

‘SESE SES VERME’ ÇAĞRISI

Savaşın on binlerce Türk ve Kürt gencinin yaşamına mal olduğunu söyleyen Piroğlu, savaşa karşı politikanın tüm ezilenlerin talebi olduğunu vurguladı. Leyla Güven’i ve Strasbourg’daki eylemcileri ziyaretlerinde gördüğü gerçeğin ‘kararlılık’ olduğunu söyleyen Piroğlu, “Biz sesimizi yükselttiğimizde, biz buradaki sese ses vermeyi başardığımızda; aslında tecridi ve tecritle beraber desavaş politikalarını,  Sarayı saray yapan düşmanlık politikalarını sona erdirme yolunda önemli bir atmış olacağız” dedi.

‘TALEPLERİ TALEBİMİZDİR’

Amed’de Leyla Güven’e söylediği sözleri yineleyen Musa Piroğlu, “Açlık grevlerinin talebi, bizim talebimizdir. Seslerine ses, nefeslerine nefes olmak bizim hem sorumluluğumuzdur hem görevimizdir. Çünkü, bu ses bizim sesimiz; bu nefes bizim nefesimizdir. Yanlarındayız, beraber olmaya ve bu mücadeleyi yürütmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

KOÇ’TAN ORTAK MÜCADELE VURGUSU

Tecrit kırılana kadar direnişlerini sürdürmekte kararlı olduklarını yineleyen eylemcilerden KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç ise, vicdan sahibi, devrimci, demokrat ve sosyalistlerin her alanda mücadele etmesi gerektiğini vurguladı.

Yerel seçim sürecine dikkat çeken Koç, AKP-MHP faşizminin 31 Mart’ta yenilmesinin koşullarının her zamankinden daha uygun olduğunun altını çizdi. Halkın iradesiyle seçilen belediyelere kayyum atamalarına dikkat çeken Koç, yerel seçimlerde zaferin tüm halklar için önemli bir kazanım olacağını söyledi.

Koç, yerel seçim mücadelesinin ve tecride karşı başta cezaevlerinde olmak üzere devam eden direnişin bir bütünsellik içerisinde devamının gereğine işaret etti.

Kendilerinin kazanacaklarına olan inancını dile getiren Koç, Türkiyeli devrimci, sol ve sosyalist kesimlerle ortak mücadelenin önemli olduğunu sözlerine ekledi.

 

To Top