KURDİSTAN19/04/2019 00:11

Farisoğulları: AKP’nin amacı Kürtleri tasfiye etmek

Geçtiğimiz günlerde Amed Koşuyolu Parkı’nda HDP’liler Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin sona ermesi ve YSK’nin KHK’li belediye başkanlarına ilişkin kararını protesto etmek istedi. Eyleme izin vermeyen polislerin saldırısı sonucu HDP Milletvekilleri Remziye Tosun ve Musa Farisoğulları yaralandı. Farisoğulları HDP’ye dönük saldırıları, Öcalan’a yönelik tecridi ve açlık grevi eylemlerini ANF’ye değerlendirdi.

AKP’nin yeni bir konsept ile Kürtleri tasfiye etmeyi amaçladığını söyleyen Farisoğulları, “Uzun bir süredir Kürt halkına ve onun yöneticilerine dönük saldırılar yapılıyor. 2 gün önce AKP’nin polisleri vahşi bir şekilde bize saldırdı. Bu saldırıda ben, vekil arkadaşım Remziye Tosun, bir çok anne ve genç yaralandı. Bu saldırıları değerlendirmek için 4 yıl önceye gitmek gerekiyor. 2014 yılında MGK toplantısında Kürtlere karşı savaş ilan edildi ve diz çöktürme politikaları devreye sokuldu.

Kürt Halk Önderi Öcalan öncülüğünde bu topraklara barış ve demokrasinin gelmesi için barış süreci başlatılmıştı. Süreç AKP tarafından bozulana kadar herkes barış ve huzur içinde yaşıyordu. Herhangi bir ölüm yaşanmıyordu ve anneler gözyaşı dökmüyordu. Fakat 4 Nisan 2015 yılında AKP Genel Başkanı Erdoğan basının karşısına çıkarak çözüm sürecini bitirdi. Sürecin AKP tarafından bozulmasının ardından devreye konulan diz çöktürme planı ile halkımıza ve temsilcilerine dönük saldırılar başladı” diye konuştu.

YAŞAM ALANLARINI YAKIP, YIKTILAR

AKP’nin savaş kararının gün be gün Kürdistan’da devreye sokulduğunu hatırlatan Farisoğulları devamla şunları belirtti: “Kürdistan’da Sur, Silvan, Cizre, Şırnak, Nusaybin, Yüksekova ve Varto gibi 12 merkez bombalandı. Faşist AKP-MHP iktidarı imha politikaları kapsamında Kürtlerin yaşam alanlarına saldırdılar. Bu saldırılarla Kürtlerin kazanımlarını yok etmek ve iradesiz bırakmak istediler.

Özel savaşın devamı olarak Kürdistan’a kayyum atadılar, belediye başkanlarımızı ve vekillerimizi gözaltına alıp tutukladılar. Kürt halkı AKP-MHP’nin faşist politikalarına karşı 32 Mart’ta sandıklara giderek cevabını verdi. Kürtlerin bu öfkesi Kürt halk Önderi Öcalan’a uygulanan tecridin öfkesidir.”

‘TECRİT SON BULURSA HUZUR GELECEK’

Partilerinin her taraftan polislerin ablukası altında olduğunun altını çizen Farisoğulları, “Partimize giden tüm yollar polisler tarafından kapatılıyor. Bizler halkın temsilcileri olarak bu duruma karşı sessiz kalamayız. Halkımızın temsilcileri olarak tecride ve açlık grevlerine dikkat çekmek istedik. 20 yıldır Öcalan’a karşı tecrit uygulanıyor, son 4 yıldır da mutlak tecrittedir. AKP-MHP’nin savaş kararı önce İmralı’da devreye girdi. Tecride baktığımızda komplocu güçlerin devrede olduğunu ve komplonun devam ettirilmek istendiğini görüyoruz.

Bu komploda Türkiye’nin rolü de gardiyanlık etmek. Bu tecritten Avrupa devletleri ve CPT sorunludur. CPT ve AİHM ülkelerinin çıkarları için misyonlarını yerine getirmiyor. Ne halkımız, ne de tutsaklar bu tecridi kabul etmiyor. Halkımıza düşman gözü ile bakıyorlar. Artık bu politikalara son verilsin. Tecrit ne zaman sona ererse o zaman huzur gelir ve her şey yoluna girer” şeklinde konuştu.

DİRENİŞ DÜNYAYA YAYILIYOR

Öcalan’a yönelik tecridin sona ermesi için devam eden açlık grevi direnişlerine de dikkat çeken Farioğulları konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: “Açlık grevi direnişçilerinin eylemi tüm dünyaya yayıldı. Leyla Güven’in direnişi 163’üncü, Hewlêr’de HDP üyesi Nasır Yağız’ın 150’nci, Strasbourg’daki 14 eylemci ve Galler’deki İmam Şiş 124’üncü gününde.

Türkiye ve Kürdistan cezaevlerinde bulunan tutsaklar da 125 gündür açlık grevinde, bu eylem 1 Mart’tan itibaren tüm cezaevlerine yayıldı ve binlerce tutsak direnişe katıldı. İmralı’daki tecridin amacı Kürtlerin iradesini kırmak. Tecrit ile Kürtlere diz çöktürmek istiyorlar. Direnişçilerin talebi, halkın talebidir.”

To Top