Dünya21/05/2019 11:00

Ruhani: Bugünkü şartlar müzakereye uygun değil

ABD ile İran arasındaki gerginlik İran iç siyaseti ve bölge ülkelerini etkilemeye devam ediyor. Müzakereden yana olduğu bilinen İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, halihazırda müzakere şartlarının olmadığını belirtiyor. Iraklı Şii liderler ise olası bir savaşta en fazla etkilenen ülkenin Irak olacağı şeklinde uyarılarda bulundu. 

ABD ile İran arasındaki gerginlik devam ediyor. Gerginlik, İran’ın muhafazakâr ve reformist kesimleri arasındaki görüş ayrılıklarının açığa çıkmasına neden oluyor. 

İran Ruhani Lideri ve muhafazakâr kanadın başını çeken Seyid Ali Hamaney’in, ABD ile müzakere ve diplomasiye karşı çıkarak, bunu  “zehir” olarak adlandırmasına rağmen, reformist olarak kabul edilen Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, müzakere ve diplomasiden yana olduğunu belirtiyor ama müzakere şartları olmadığına da dikkat çekiyor.

Başkent Tahran’da dün Şii din adamlarıyla bir araya gelen Ruhani, ABD yaptırımlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunarak, Beyaz Saray’da oturanların geçen 40 yılda sürekli olarak İran’a karşı çalıştığını, baskı ve silahla mücadele etmeyi planladıklarını ve bugün tüm bunların bir araya geldiğini belirterek, şu dikkat çekici ifadeleri kullandı:

“Düşman sürekli olarak gerginliği İran’ın başlatmasını istiyordu ancak bunu yapmadık. İçeride de birileri nükleer anlaşmadan çıkmamızın peşindeydi ancak bu zeminde direnmek çok zordu. Eğer ABD’nin tahrikleriyle nükleer anlaşmadan çıksaydık, bugün hükümetin halka yönelik attığı adımları savunmak çok ağır ve karmaşık bir hal alırdı. Böyle bir durumda ABD’nin dışında uluslararası kamuoyu ve BM de ülkemize karşı yaptırım uygulardı.”

ABD yaptırımlarına karşı halk ve ülkeyi yönetenler arasında görüş ayrılığı olmadığını dile getiren Ruhani, şahsen müzakere ve diplomasi taraftarı olduğunu ancak bu şartlarda müzakere yapılmasını hiçbir şekilde kabul etmediğini ifade etti.

Ruhani, geçen yıl BM toplantısı esnasında 5 büyük ülke liderinin, ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesi için aracı olduğunu ifade ederek, “ABD Dışişleri Bakanlığı 8 defa müzakere talebinde bulundu. Bugünkü şartlar hiçbir şekilde müzakere şartları değil, direniş ve mücadele şartlarıdır” şeklinde konuşurken, ABD’nin müzakere edebilecek şartları ortadan kaldırdığı göndermesinde bulundu. 

‘YENİ BİR KARAR MEKANİZMASI LAZIM’

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Şii din adamları ile yaptığı toplantıda ABD’nin uyguladığı ambargodan doğan ve halkın yaşadığı zorluklara ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. 

İçinde bulundukları şartlarda halkın çok fazla sorun ve zorluklarla karşı karşıya bulunduğunu ancak tüm bunların hükümetle ilgili olmadığını ve geçmişte halkın gelir seviyesini yükselttiklerini kaydeden Ruhani, şöyle konuştu:  “Bugün daha iyi yönetebilmek için karar mekanizmasına ihtiyacımız var. İran-Irak savaşında bir konsey kuruldu ve tüm yetkiler bu mekanizmanın elindeydi, Meclis ve yargı erki de buradan çıkan karara müdahale etmiyordu. Ekonomik savaşta olduğumuz bugün de böyle bir yetki gerekiyor.”

Hiçbir dönemde bankacılık işlemleri ve petrol satışıyla ilgili sorunlarla karşılaşmadıklarını ve bugünkü uygulamalara maruz kalmadıklarını dile getiren Ruhani, ağır ambargo uygulamasından ötürü yaşadıkları ağır sorunlara ilişkin şöyle dedi: “Dünyada para dolaşımın yüzde 87’si dolar üzerinden gerçekleşmektedir. Ülkemizin bu döviz cinsi ile ticaret yapması kanunsuz bir şekilde yaptırıma tabi. Hükümetin gelirinin düşmesi ve bankacılık sektörünün dünya ile olan irtibatının kısıtlı olması mevcut sorunlardan birkaçıdır.”

IRAK İLE ABD’Lİ FİRMANIN PETROL ANLAŞMASI ERTELENDİ

Daha önce Irak ile ABD’nin petrol ve doğal gaz devi Exxon Mobil şirketi arasında imzalanması beklenen anlaşma krizden ötürü belirsiz bir tarihe ertelendi. 

Konuya ilişkin bir açıklama yapan Irak Petrol Bakanı Samir Gadban, Irak ile Exxon Mobil arasında imzalanacak 53 milyar dolarlık anlaşmanın bilinmeyen bir tarihe ertelendiğini söyledi.

Samir Gadban, söz konusu ertelemenin nedenini, Basra’nın batısındaki petrol noktalarında bulunan Exxon Mobil’ın bazı çalışanlarından kaynaklandığını belirtti.
Gadban, “Eğer Exxon Mobil, Basra’nın batısındaki Qarn-1 petrol rafinerisindeki çalışanlarını geri çekmeseydi anlaşma başarıyla imzalanırdı” dedi.

IRAKLI GÜÇLER ENDİŞELİ: HEPİMİZİ YAKAR

ABD ile İran arasındaki gerginlikten şu ana kadar en çok etkilenen Irak’taki Şii liderler, yaşanan gerginliğe ilişkin yaptıkları açıklamalarla endişelerini dile getirmeye devam ediyor. 

Sadr Hareketi Lideri Mukteda El Sadr, Irak’ın, ABD ve İran arasında savaş olasılığına karşı ciddi tutum sergilememesi halinde, iki taraf arasında çıkacak  savaşın Irak’ın sonunu getireceği uyarısında bulunarak endişelerini dile getirmişti. Sadr’dan sonra Irak’ta İran yanlısı olarak bilinen ve Haşdi Şabi’nin kurucusu Fetih Koalisyonu Başkanı, Bedir Tuyguları sorumlusu Hadi Amiri de yazılı bir açıklama ile endişelerini dile getirdi. 

Hadi Amiri, İran ile ABD arasında yaşanacak bir savaşın herkesi yakacağını belirterek, bütün taraflardan Irak’ı bu savaştan uzak tutmasını istedi.

ABD ve İran’ın savaş yanlısı olmadığı, savaşın tek isteklisinin sadece İsrail olduğu iddiasında da bulunulan Hadi Amiri’nin açıklamasında, şu ifadeler kullanıldı:
“Eğer savaş çıkarsa ateşi hepimizi yakar. Savaş ateşini uzaklaştırmak öncelikle Irak, daha sonra bütün bölgede, bütün tarafların ulusal, dini ve ahlaki görevidir.”
 

To Top