3 October 2022
Öne Çıkanlar

KCK: Kürtler ve demokrasi güçlerinin birliği engellenmeye çalışılıyor

Kürtlere yönelik saldırıların AKP/MHP tarafından yaptırıldığını belirten KCK, “Kürt halkını sindirme ve soykırıma uğratma saldırıları hiçbir zaman karşılıksız kalmayacak, bu saldırıları örgütleyenler ve gerçekleştirenler mutlaka hesabını verecektir” dedi.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Kürtlere yönelik artan ırkçı saldırılara ilişkin yazılı açıklama yaptı.

“Son günlerde Türkiye kentlerinde yapılan saldırılarda şehit düşen Hakim Dal’a Allah’tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyoruz.” denilen açıklamada; Kürtlere yönelik yüzlerce linç girişimi yaşandığını hatırlattı.

Son zamanlarda bu saldırıların arttığı, Bayram öncesi ve bayramla birlikte bu olayların birdenbire yoğunlaşmasının planlı olmasından kaynaklı olduğunu belirtti.

Deniz Poyraz’ın İzmir HDP binasında katledilmesiyle başlayan ardından gelişen Afyon, Ankara ve Konya’daki saldırılara örnek olarak gösterildi.

“Türkiye’nin il ve ilçelerinde Kürtlere yönelik saldırılar AKP-MHP faşist iktidarının Kürtlere yönelik yürüttüğü politikalarla bağlantılıdır. Kürtlüğünü savunan ve özgürlük isteyen tüm Kürtler düşman ilan edilmiştir. Kürt sorununun demokratik çözümünü savunan HDP düşman ilan edilmiş ve sürekli hedef haline getirilmiştir. Defalarca HDP’ye oy veren Kürtler başta olmak üzere tüm Türkiye halkları ve demokrasi güçlerine tehditler savrulmuştur.”

Saldırıların Kürt halkının özgürlüğünde ısrar ettiği için geliştirildiğini belirtten KCK, bu saldırılarla Kürt halkının özgür ve demokratik yaşam iradesinin kırılmaya çalışıldığını aktardı.

Bu saldırılarla Kürt ve Türkiye halklarının ve demokrasi güçlerinin ortak mücadele için yan yana gelişlerinin engellenmeye çalışıldığını ifade etti.

“2015’teki Suruç ve Gar katliamı da halkların demokratik birliğini önlemek için gerçekleştirilmişti. Çünkü soykırımcı sömürgecilik Kürt halkıyla Türkiye halklarının demokratikleşme mücadelesinde yan yana gelmelerinde kendi sonlarını görmektedirler.” diyen KCK; bu nedenle Türkiye demokrasi güçlerinin de Kürtlerle dayanışmasını ve ortak mücadele iradesini güçlendirerek faşizme karşı mücadesinde Kürt halkının yanında yer alması gerektiğinin altını çizdi.

Kürtler var olmak istiyorsa, her canlı gibi varlıklarına yönelik saldırılar karşısında kendilerini savunması gerektiğini bunun kendileri şahsında Kürt halkının var olma savunması olduğu vurgulandı.

Örgütlülüğün en büyük savunma gücü olduğunu belirtten KCK, son olarak şu çağrıyı yaptı: “Kürt halkını sindirme ve soykırıma uğratma saldırıları hiçbir zaman karşılıksız kalmayacak, bu saldırıları örgütleyenler ve gerçekleştirenler mutlaka hesabını verecektir. Tüm Kürt halkını böyle durumlarda dayanışmaya ve bu tür saldırılara son vermek için özgürlük ve demokrasi mücadelesini her yerde yükseltmeye çağırıyoruz.”